6 Mayıs 2020 Çarşamba

HIDIRELLEZ





"Bu gece Beş Mayıs’ı Altı Mayıs’a bağlayan gecedir. Bu gece Hızır’la İlyas’ın buluştukları an gökyüzünde bir çift yıldız tokuşur. Yıldızın birisi yalp yalp ederek mağrıptan, öteki pervazlanıp dönerek maşrıktan gelir, tokuşurlar. Tokuşur tokuşmaz da büyürler, çoğalırlar, yeryüzüne top top ışık olur sağılırlar.

Tam bu sırada da yeryüzünde ne varsa, o an için durur, ölür. Damarlardaki kan durur. Yeller esmez, sular akmaz, yaprak kıpırdamaz kuşların, böceklerin kanatları kalkmaz. Her şey, kırp diye kesilir. Ses durur, uyku durur. Çiçeklerin açması, otların büyümesi durur. Tekmil canlılardaki, cansızlardaki devinme, yaşam durur, ölür. Bir an için her şey ölür. İşte bu anda bir insan gökteki yıldızların tokuştuğunu, tokuşup yeryüzüne sağıldığını görürse, işte bu an bir insan akan suyun kırp diye kesildiğini görürse, tam o an, ne isterse olur. İsterse, isteği hiçbir vakit olamaz bir istek olsun, olur…

Eğer Beş Mayıs’ı Altı Mayıs’a bağlayan gece Hızır’la İlyas buluşmazlarsa, buluştukları an dünya ölmezse, bir daha çiçekler açmaz, bir daha doğanlar doğmaz, doğuranlar doğurmazlar. Onlar buluştuklarında topraktaki her şey birden ölür, sonra, bir an sonra yeniden daha gür, daha canlı, yaşam yenilenir, fışkırır."


Yaşar Kemal, Binboğalar Efsanesi