11 Kasım 2013 Pazartesi
4 Kasım 2013 Pazartesi
GÖLDE SONBAHAR
1060 Metre yükseklikte , İzmir -Bozdağlar'da bir krater gölü ;adı Gölcük gölü İzmir 'e 110 km uzaklıkta muhteşem mavilikte...
Gölün mavi sularına eğilmiş çınar ve sararan yaprakları..
.
Mavi ben güzelim der ,sarı ben güzelim ...Mavi kalıcı ya sarılar belki bir ay sonra yok olcaklar,gelecek baharda yeşermek üzere...
Göl manzaralı iki ev ;bir zengin bir yoksul.İkisine de sonbahar gelmiş işte....
Yazıldığı gibi neşe ve huzur burada yarım günlük de olsa...
Çınar mavi göle eğilir de salkım söyüt eğilmez mi ;harika sararan yaprakları ile sallanır usul usul...
Çınarın kızıl yaprakları; hangi ressamın tuvalinde bu kadar kızıl ?....
Arzu Sarıyer
Gölün mavi sularına eğilmiş çınar ve sararan yaprakları..
.
Göl manzaralı iki ev ;bir zengin bir yoksul.İkisine de sonbahar gelmiş işte....
Yazıldığı gibi neşe ve huzur burada yarım günlük de olsa...
Çınar mavi göle eğilir de salkım söyüt eğilmez mi ;harika sararan yaprakları ile sallanır usul usul...
Çınarın kızıl yaprakları; hangi ressamın tuvalinde bu kadar kızıl ?....
Arzu Sarıyer
30 Ekim 2013 Çarşamba
Cennet Elması -Trabzon Hurması
En çok bilinen iki adı başlık yaptım ;başka adları varsa da ben bilmiyorum.Ege'de "Cennet Elması "dır yaygın adı. Sonbaharın nadide tatlarından ;olgunlaşmadan ağacından toplanır uzun süre açık havada olgunlaşması beklenir. Yemek için biraz sabırlı olmak gerekiyor.Olgunlaşmadan yemeğe kalkarsak pişman eder dilimizi ,kamaşır denir ya öyle büzüşür dil ve ağız. ,tadı da anlaşılmaz..Foğraftakiler ham halidir ,rengi açık sarı ,olgunlaştıkca ateş sarı renge bürünür ,yumuşacık olur ,kabuğu inceciktir .Yemesi en zor meyvelerdendir ;jöle gibi akışkandır elleri yapış yapı yapar bir tabağa alınan meyve kaşık yardımı ile kabuğundan ayrıştırılır öyle yenir...
Yarı güneşli yarı gölgeli balkonda bu halde kurudular ,kurutmanın özelliği kabuklarının sıyulu saplarında iplere dizilip asılmalarıdır.Sonra kuruyan meyveleri saplarını kesip cam kavanozlara yerleştireceğim ,hava almasınlar diye ağızlarnı sıkıca kapatacağım.İstenildiğinde çıkartılıp afiyetle konuklarıma ikram edeceğim ,hurma tadına yakın harika tatdaki cennet elmalarını...
Yaşadığınız bölgelerde çarşı ,pazarlarda görürseniz hemen deneyebilirsiniz ,kısa süre sonra hem olgunlaşacaklarından hem de kış bastıracağından kurutmak için güneş bulunmayacak.Fırında da kurutulduğunu marketlerde gördüm ama böyle bütün değildi ,küçük dilimlenmiş halde idi.
Sevgi ile afiyet ile...
21 Ekim 2013 Pazartesi
EKİMDE BALKON BAHÇEM
Geçen yılın maydanozları tohum oldu döküldü yeni ,taze maydanozlar doğdu...
Su teresi ve roka ;her sabah üçbeş yaprak yemek harika oluyor.
19 Ekim 2013 Cumartesi
SONBAHARDA GELENEKSEL TATLAR
Tarhana Ege usülü ,bol kırmızı biber ve domatesli...
Turşular
Erik konserveleriKabak ve tatlısı
Fidesini kendimin yetiştirdiği cevizler ;on yıl sonra boy atıp ürün verdiler.Ne büyük mutluluk benim için...
Ayva ve narlar dede ,nine bahçelerinden...
Ayva tatlısı ;üzüm şırasından yaptım (şıra: üzümün pekmez olmadan sıvı kaynatılmış hali)
Sonbaharda ancak bulabildiğim yerli çekirdekli eski tat karpuz.
Ve son yaz meyveleri...
Son yaz şeftalileri ;reçel ve konserve oldu ,kış şeftalisiz geçmiyecek...Az da olsa ,zahmetli de olsa eski dede ,nine bahçelerindeki üzümlerden pekmez ;fesligan kokulu
16 Ekim 2013 Çarşamba
CEVİZ AĞACIM

Yedi sekiz yıl önce Bir dostum iri mi iri cevizleri hediye diye getirmişti bize. İmrendim hem iriliklrine hem de avuç içinde çabucak kırılıvermelerine ... Üretmek coğatmak istedim ;saksılarda çicek yetişirde ceviz fidesi yetişmez mi ,yetişir elbet dedim ve beş tane cevizi saksılara gömdüm .Hepsi de çıktı güzel fideler oldular .Üç tanesi asıl yerlerine yerleştikten sonra kimi kaza kimi vade yetmedi öldüler..İkisi yaşıyor ;biri tohumun geldiği yerin iklimine yakın olduğundan meyve veriyor iki yıldır..Diğeri apartmanların arasında arka bahçemizde olduğudan belki meyve vermedi henüz.Bir garip mutluluk; bir ağacı kendi ellerinle çekirdekten ekip, büyüdüğünü görmek ,meyvesini dokunmak ,koklamak ve yiyebilmek...

İlk meyveler ;bir tanesini kırıp yiyemedim henüz ,seyretmesi çok güzel...

"Toroslar da genel kanıdır "Ceviz ağacının dibinde ve gölgesinde oturulmaz, adamı erken öldürür denir".
Mut' ta da çok kullanılır bu söz, bu yüzden de ceviz gölgesinde oturmak makbul değildir...
Peki bunun neden söylenildiğini hiç düşündünüz mü?
Ceviz ağacı sülfür gazı salgılar. Havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöker ve cevizin altında oturanı sersemletir. İşte toroslara has bu söz oradan geliyor. Halkta yanlış bir kanaat olarak yerleşmiş, zararı yok aslında. Üstelik sülfür gazının ozon tabakasını tamir etme özelliği var. Sırf bu sebepten dolayı dünyadaki ceviz ağacının sayısının artırılması gerekiyormuş."
Bu bilgileri internette ilgi bir siteden aldım ;annemin ceviz dikme hikayesini anımsadım..Annem de gençliğinde iki ceviz ağacı yetiştirdiğinde anneme yakınları "neden diktin ölürsün "demişler.Yanlış bir inanışa göre ceviz diken erken ölür bilinirmiş.Belki de o günlerde şimdi olduğu gibi altında oturan ,uyuyan ağacın yaydığı gazdan zehirlenir anlamında kullanılmış olduğunu bir kez daha öğrenmiş oldum.
Ceviz dikenlerimiz çok olsun ;her yönü ile muhteşem uzun ömürlü ağaçlarımız olsun.Bir kaç cevizi şimdi hemen saksılarımıza gömelim arada sırada su verelim hepsi bu kadar...Sevgi ile.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















































